Kişisel Koruyucular
Baret, emniyet kemeri ve iş ayakkabısı olmadan sahaya girilmez.

Şantiyede hiçbir iş, onu yapan kişinin sağlığından daha acil değildir. Bir iskele tam kurulmadan, bir kalıp desteği kontrol edilmeden ya da kazı kenarı korunmadan çalışmaya başlanmaz; bu kural takvim sıkıştığında da değişmez. İş güvenliğini evrak işi olarak değil, her sabah şantiyenin kapısında başlayan bir alışkanlık olarak görüyoruz.
6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun istediklerini asgari şart sayıyoruz. Ustamız da, taşeronumuz da, şantiyeyi ziyaret eden alıcımız da aynı kurallara uyar.
Baret, emniyet kemeri ve iş ayakkabısı olmadan sahaya girilmez.
Döşeme kenarları ve kat boşlukları korkulukla kapatılır.
Palet ve ağır ürünler yalnız uygun ekipmanla taşınır.
Yeni gelen her çalışan sahaya çıkmadan önce bilgilendirilir.


Her sabah işe başlamadan önce o günün riskli işleri ekip başlarıyla konuşulur: hangi katta kalıp sökülecek, vinç hangi saatlerde yük taşıyacak, hangi alana girilmeyecek. Elektrik panoları kilitli tutulur, geçici tesisatta kaçak akım rölesi kullanılır. Parke ve bordür kesiminde gözlük, kulaklık ve toz maskesi takılır; kazı kenarına malzeme istiflenmez. Ramak kala olaylar da kaza gibi kaydedilir; bir sonraki kazayı en iyi, az kalsın yaşanan ve kimsenin zarar görmediği olay haber verir.
Şantiyemizde çalışacak her taşeron firmadan, işe başlamadan önce çalışanlarının eğitim ve sağlık belgeleri istenir. Ziyaretçiler şantiyeye yalnız bir sorumlu eşliğinde, baret ve yelekle girer; çalışan bir vincin altından hiçbir koşulda geçilmez.
Bir kaza yaşandığında ilk sorumuz "kim hata yaptı" değil, "bu nasıl mümkün oldu" olur. Bulduğumuz her neden, çalışma yöntemimize ve bir sonraki şantiyenin kurallarına eklenir ve bütün ekiplerle paylaşılır, böylece aynı olay ikinci kez yaşanmaz.