Hafriyat Yönetimi
Kazı toprağı yalnızca izinli döküm sahalarına taşınır.

Bir bina ya da açık alan yapılırken çevresindeki sokak, komşular ve doğa da bu işten etkilenir. Şantiyenin tozunu, gürültüsünü ve atığını mümkün olduğunca kendi sınırlarımızın içinde tutmaya çalışıyoruz. Teslimden sonra ise yıllarca harcanacak enerjiyi ve suyu daha çizim aşamasındayken azaltmanın yollarını arıyoruz.
Yaptığımız her yapı onlarca yıl kullanılacak. Bu sürede tüketeceği enerji, inşaat sırasında harcanandan kat kat fazladır; asıl tasarrufu bu yüzden yalıtımda ve doğru pencerede görüyoruz.
Kazı toprağı yalnızca izinli döküm sahalarına taşınır.
Kuru havada saha sulanır, gürültülü işler gündüz yapılır.
Demir, ahşap ve ambalaj ayrı toplanıp geri dönüşüme gider.
Az su isteyen bitkiler ve bölgelere ayrılmış sulama seçilir.


Şantiye çıkışında araç tekerleklerinin yıkanması, çamurun sokağa taşınmasını önler. Beton mikserlerinin yıkama suyu doğrudan kanalizasyona ya da toprağa verilmez, çökeltme havuzunda bekletilir. Boya, yağ ve kimyasal kutuları kapalı alanda saklanır, boşları ayrı toplanır. Sahadaki ağaçlar mümkünse korunur, korunamıyorsa kesimden önce gerekli izin alınır. Komşu binalara en yakın işlerde çalışma saatleri önceden bildirilir; beton dökümü gibi uzun süren işler hafta sonu ve gece saatlerine bırakılmaz.
Bina yönlendirmesi, pencere büyüklükleri ve gölgelendirme proje aşamasında birlikte ele alınır. Isı yalıtımı TS 825'e uygun uygulanır, her bina için Enerji Kimlik Belgesi düzenletilir ve alıcıya teslim edilir.
Çevre ve enerji konusundaki kararlarımızı maliyet tablosuna bakarak değil, binanın ömrü boyunca kullanıcısına yükleyeceği fatura ve bakım yüküne bakarak veriyoruz. Ucuz ama çabuk eskiyen bir çözüm, bizim için pahalı bir çözümdür.